Web sitemize katkılarınızı bekliyoruz.....- Ramazan kumanyası yardımları toplanıyor, geç kalmayın...
Duyurular

Burs bağışları toplanmaya başlandı. 6 eylül de yapılan gece ile start alan burs kampanyasına ilginizi bekliyoruz.


MESLEK KOMİTELERİNİ KURUYORUZ. vakfımızın daha aktif çalışması için, Vakıf çatısı altında meslek komiteleri kurulacak. öncelikle Sağlık komitesi, Hukuk komitesi, Mühendisler komitesi, gençlik Komitesi, İşadamları Komitesi ve öğrenci komitesi kurulacak. Komitelere katılmak isteyen hemşehrilerimizin vakıf seketeryası ile temasa geçmesi yeterli.


DERGİMİZ YAYINA HAZIRLANIYOR. hemşehrilerimizi dergimize katkıda bulunmaya davet ediyoruz.


Diyarbakır Hava Durumu
Etkinlik Takvimi
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 3,4901   3,4963
EURO 4,1835   4,1910
       
Özlü Sözler
Bir insana yapılacak en büyük kötülük, ona umut verip sonra hiçbir şey olmamış gibi gitmektir. Friends
Sponsorlarımız
Anket
Derneğimizin Çalışmalarını Nasıl Buluyorsunuz?


 
Sitemizi Tavsiye Ediniz
Sitemizi arkadaşlarınıza tavsiye ederseniz memnun kalırız.
 
  
Ziyaretçi Bilgileri
Bugün: 26
Dün: 31
Toplam: 38374
İLÇEMİZİN TARİHÇESİ

Lice - Tarihi

      Lice bölgesinde çok eski tarihlerde yerleşik hayatın başladığı bilinmektedir. Lice deki Asur kitabeleri M.Ö.7000 li dönemlerdeki arkeolojik bakır çağı son Neolitik döneme tanıklık etmektedir. Yörede M.Ö. 3000 lere ilişkin ilk bilgiler Hurri  Mitanni halkına dayanmaktadır. M.Ö. 14. Yüzyıl sonlarında Hurri   Mitanni egemenliğine son veren Asurlular oldu. Frig akınları Asur devletini zayıflatınca, yerel prensler öz yerlerinin sahibi oldu. Bu döneme ait belgelerin azlığı nedeniyle bu prenslikler hakkındaki bilgiler azdır.

       Nirbi Prensliği nin Lice ve Hani yörelerinde hüküm sürdüğünü Asur ve Urartu kaynaklarından öğreniyoruz. Bu dönemden sonra Lice de çeşitli medeniyetler hakim olmuşsa da Lice daha çok Asur hakimiyetinde olmuştur. Daha sonra bölgede sırasıyla Med, Pers, Makedon, Partlar ve Roma hâkimiyeti sürmüştür. Lice M.S 622 ? 639 yılları arasında Bizans ( Doğu Roma ) hâkimiyetine girmiştir. Halife Hz. Ömer zamanında Lyaz Bin Ganem ve Halid Bin Velid komutasındaki ordular Bizans?la savaşarak tüm Diyarbakır ve ilçelerini ele geçirdiler.

       Hz. Ali ile Muaviye arasında yaşanan Sıffin Savaşından sonra ?Hakem Olayı? ile Muaviye halife seçilince Emevi devleti kuruldu. Böylece tüm El-Cezire (Mezopotamya) ve Diyarbakır, Emevi devletine bağlanmış oldu. Emevilerin yıkılmasından sonra bölge Abbasi?lerin eline geçti. Abbasi?ler sürekli olarak Bizans?la savaşması sonucu zayıfladı ve bölge Mervaniler?in hâkimiyetine geçti. Mervaniler döneminde Lice ve Diyarbakır en sakin yıllarını yaşadı. Mervaniler?den sonra Lice ve Diyarbakır Büyük Selçukluların hâkimiyetine geçti. Bölge Melik Şah?ın ölümüne kadar Büyük Selçuklu denetiminde kaldı. Melik Şah?ın ölümünden sonra büyük bir otorite boşluğu yaşandı. O sırada Suriye?de yaşayan Melik Şah?ın kardeşi Tutuş kendi hükümdarlığını ilan etti. Tutuş 1098 yılında haçlılarla girdiği savaş sonrası ölünce bölge 1121 yılına kadar Ahlatşahlıların elinde kaldı. 1121 yılından sonra bölge Mardin Artukluları ile Hasankeyf Artukluları arasında el değiştirdi. 1222 yılında Diyarbakır ve çevresindeki tüm kaleler İlhanlılar tarafından yağmalanmış ve bir süre sonra Eyyubi hâkimiyetine geçmiştir.

        Bundan sonra bölge Eyyubi Anadolu Selçuklu savaşlarına sahne oldu. Bölge 1259?1302 yılları arasında Anadolu Selçuklu Devletine bağlı kaldı. İlhanlı hükümdarı Gazan Han (1259-1304) II. Suriye seferi sırasında Diyarbakır ve bölgesini Mardin Artuklularına bıraktı. Böylece bölgede İlhanlılara bağlı bir Artuklu yönetimi tekrar başlamış oldu. Bundan sonra yerel amirler tarafından yönetilmeye başlanan Atak (Lice) Meyafarikin, Amid kaleleri bu durumlarını 1390?lı yıllara kadar korudu. 1394?te Timur Diyarbakır?ı kuşatarak aldı. Timur daha sonra bölgenin yönetimini Kara Yülük Osman?a bıraktı. Böylelikle yöre 1401?de Akkoyunlu yönetimine girdi. Safavi?ler 1502?de Şurur Savaşı?nda Akkoyunluları yendikten sonra ülkenin her yanına hâkim oldu. Ancak çeşitli iç isyanlar olmaya devam etti. Bu durum 1517 yılında Osmanlı İmparatorluğu?nun bölgeye hâkim olmasına kadar devam etti.

       Bunca savaştan sonra Lice ve Diyarbakır Osmanlı İmparatorluğu?nun hâkimiyetine girerek belli bir istikrar yakalamıştır. 1517 yılında Osmanlı egemenliğine giren Lice bu sırada önemli bir yerleşim yeri olup Atak sancağına bağlıydı. Bundan sonra giderek önem kazanmaya başlayan Lice 1871 yılında ilk defa Diyarbakır?a bağlı bir ilçe konumuna gelmiştir. Genç, Hani ve Kulp Lice?nin bucakları olarak görülmüştür.1890?da da Kocaköy Lice?ye bucak olarak bağlanmıştır. 20 Nisan 1924 tarihli Teşkilat-ı Esasiye kanununun 89. maddesi sancakları kaldırmış ve idari taksimat vilayet, kaza, nahiye ve köy şeklinde tespit edilmiştir.

       Bu konuma dayanılarak Lice, Diyarbakır iline bağlı bir ilçe olmuştur. İlçe 6 Eylül 1975 yılında büyük bir deprem felaketi geçirmiştir. 2367 kişi hayatını kaybetmiş, ilçe merkezi tümüyle hasar gördüğü için dağın aşağı tarafına yeniden inşa edilmiştir. Yine aynı depremde yaklaşık 35 köyde birçok can kaybı ve ağır hasar meydana gelmiştir.

  Lice Adının Kökeni
       Diyarbakır?ın en eski tarihe sahip ilçelerinden biri olan ?Lice?nin adına ilk kez Asur kaynaklarında rastlanmaktadır. Bu kaynaklara göre bölge ?ŞİRİŞA? olarak adlandırılmakta idi. Kaynaklarda; ? 1. Tiglatpileser ( M. Ö. 1116-1090) Asur kralı olunca, Diyarbakır ve yöresini egemenliği altına almak amacıyla bu yöredeki yerel prensliklere saldırdı. Yöre halkı ŞİRİŞA bölgesine çekildi. Ancak kral, ŞİRİŞA yöresine gelerek buraya sığınanları ortadan kaldırdı?. şeklinde geçer. Görüldüğü gibi bu sıralarda yöre ŞİRİŞA olarak adlandırılmaktadır. ?Lice? adının ne zaman kullanılmaya başlandığı bilinmemekle birlikte ?Holuris? ten geldiği sanılmaktadır. Holuris, İllirisis, İlice ve daha sonra Lice biçiminde değişmiştir. Osmanlı Devleti?nin 1540 ve 1564 yılı tahrir defterlerine göre ?Ilıca?, ?Atak? (Entax ) sancağına bağlı bir köydür. Holuris, İllirisis ve daha sonra İlice veya Lice ile Ilıca arasındaki benzerlik hemen göze çarpmaktadır. ?Ilıca? sözcüğünün Osmanlıca yazılmış tahrir defterlerinden transkripsiyonu ( çevirisi ) sırasında yanlış okunmuş olması ihtimali yüksektir. Çünkü ?Ilıca? sözcüğü aynı zamanda ?İlice veya Lice? şeklinde de okunabilir. Yukarıdaki bilgiler ışığında bugünkü Lice yöresinin eskiden ŞİRİŞA olarak adlandırıldığı, Lice isminin de Holuris?ten gelerek daha sonra İllirisis, İlice ve nihayetinde Lice şeklini alarak günümüze kadar geldiği söylenebilir.

  Lice'de Yaşamış Olan Medeniyetler
1.Hurr-i Mitanni Egemenliği 
2.Birinci Asur Egemenliği 
3.Prenslikler Dönemi 
4.İkinci Asur Egemenliği 
5.Bi-Zamani Krallığı 
6.Üçüncü Asur Egemenliği 
7.Urartu Egemenliği 
8.Yörede Son Asur Egemenliği 
9.Med Egemenliği
10.Makedon Egemenliği 
11.Part Egemenliği ve Büyük Tigran Dönemi 
12.Part-Roma-Sasani-Bizans Dönemi 
13.Emeviler 
14.Abbasiler 
15.Büyük Selçuklular 
16.Suriye Selçukluları 
17.Ahlatşahlar 
18.Artuklular 
19.Eyyubiler 
20.İlhanlılar
21.Akkoyunlular 
22.Osmanlı İmparatorluğu

Üye Giriş Paneli
E-posta:    
Şifre:       
Şifremi unutum
Editör Mesajı
Aidat Borcu Sorgulama
 
 
Son Ziyaretçi Yorumları
Vedat BİLGİÇ
Bugüne kadar ne yazık ki Lice ve Liceli hissiyle bir yaşam sürdüremedim. Ama Allah'ın izniyle bu andan sonra Lice'm ve halkım için tüm mani ve maddevi varımla mücadele vereceğim.

behcet tekinhan
ist okuyan liceli ögrencilere bursun dışında herhangi bir yardım veya hizmetiniz varmı.okuyan ögrencileri tanıştırma kaynaştırma sosyal faaliyet gibi bir hizmetiniz varmı.saygılarımla

Ergün
Kurulacak komitelere katılım esasları nelerdir katılabilmek için ne yapmamız gerekmektedir hangi dalda nasıl bir katkı yolu izlemeliyiz? Bu konuda bizi aydınlatırsanız seviniriz.


Tüm ziyaretçi yorumları için tıklayınız.
Günlük Gazeteler
Sponsorlarımız